İnsan.İnanılmaz komplike bir varlık.Öyle ki aynı zamanda hem dünyanın en üstün,en bilge,en "iyi" varlığı olmayı, hem de en "pislik" varlığı olmayı becerebilen.Çeşitli zevkleri,hobileri,alışkanlıklar ve egoları olan.Kimi zaman kontrollü,kimi zaman ne yaptığını bilmeyen.Değer verdiği şeyleri olan ya da olmayan.
Kendimizle dahi başa çıkamıyoruz.Savaşıyoruz,yakıyoruz-yıkıyoruz! Elimizdekilerin bizim için ne anlam ifade ettiğini bilmeden.Dolaşıyoruz, umarsızca.Garip şeyler hissedip içimizi dökme fırsatı arıyoruz.Aynı zamanda hem bazı şeylerden pişmanlık duyuyoruz,hem de vicdanımızı rahatlatmaya,o lanet olası pişmanlık duygusundan kendimizi kandırmak uğruna dahi olsa kurtulmaya uğraşıyoruz.Alışkanlıklar ediniyoruz.Yaşadığımız yere veya herhangi birşeye karşı.Ve bu alışkanlıkları hayatımız boyunca nedense "sürdüremiyoruz".Değişiklik istiyoruz,elde ettiğimiz zaman da yadırgıyoruz bu değişiklikleri.Ukalayız,zor bir şeyi başardık mı havaya girip sanki bizden başka kimse o tip bir şeyi başaramamış gibi.
No one knows what It's like,
To be the bad man,
To be the sad man
Behind blue eyes
Tuesday, July 22, 2008
Monday, July 21, 2008
About Damn Time...
Evet,sonunda açtım.Bugün garip bir ruh halindeyim, öyle ki ya yazı yazıp ya da okuyup "rahatlayacak"tım.1 sene öncesine kadar "blog ne ola ki?" diye ortalıkla dolaşırdım.Şimdi ben de açtım bir tane,sanki yazmaktan çok anlıyormuşum gibi.Gerçekten ne yazacağımı bilmiyorum,saçmalıyorsam affola.Ama 1-2 yazı yazıp editleyeceğim blog'umu,devamı gelecektir zaten,ne bileyim...
Subscribe to:
Posts (Atom)
